Kutsal Doğum Bayramı (Noel / Surp Dzununt)

Vakıflı Köyü’nde Surp Asdvadzadzin Kilisesi’nde her yıl 6 Ocak’ta Kutsal Doğum Bayramı’nda (Surp Dzununt) HİSUS Kristosun (İsa Mesih) hem doğuşunu hem de Hisus kristosun vaftiz oluşunu kutlanmakta. Doğuş bayramı aslında Hisusun doğumuyla her insanın Tanrı karşısında yeniden dünyaya gelişini ve vaftiziyle ise günahlarından kurtulup Tanrı ile barıştığını simgeler. Bu yüzden doğuş bayramında eski tüm alışkanlıklarımızı geçmiş seneye bırakıp Tanrı ile yeni hayata başladığımızı hatırlarız.

Ayrıca badaraktan sonra yapılan Haç’ı sudan çıkarma ayininde ise Hisusun vaftizini simgeler. Hisusun vaftizi esnasında nasıl ki Kutsal ruh güvercin şeklinde indi ise aynı şekilde bu törende de Kutsal ruhu simgeleyen güvercin (Ağavni) den dökülen kutsal yağ (surp müron) dualarla suya damlatılır, yani iner. Ayin bitiminde haçı sudan çıkarma görevini üstlenen kişi ise o yıl Hisusun (İsa Mesih’in) gınkahayrı (vaftiz babası)olma şansını temsili olarak göstermiş olur.

Kutsal Diriliş Bayramı (Paskalya / Surp Zadig)

 Vakfılı Köyü’nde her Nisan ayında Surp Zadig (Paskalya) Kurtarıcı Hisus Kristos’un (İsa Mesih’in) ölümü yenerek dirilişinin sevincini yaşanır. Tüm Hıristiyanların kutladığı en önemli bayram olan Surp Zadig (Paskalya) kutlanan diriliş yortusundan evvel 50 gün oruç tutulur. Bu bayramda tüm Hıristiyanlar Tanrı’dan tekrar kazandıkları ölümsüz yaşam inancını ve yepyeni bir hayatı  kutlarlar. Hisus’un haçlanması, ölmesi ve üçüncü gün ölümden dirilmesi tüm inananlara da aynı hakkı verdiğini gösterir.

Halk arasında yumurta bayramı diye adlandırılan bu kutsal yortu kilise ve tüm evlerin dışında yumurtaların bile kırmızıya boyandığı veya süslendiği renkli kutlamalarla gerçekleşir. Kırmızı rengi Hisus’un haçın üstünde döktüğü kanı bize yeni yaşamı verdiğinin anılması için göstermiş olduğu simgesel görüntüdür. Bu bayram ayini bitiminde yumurtaların karşılıklı tokuşturularak yani kırılmasında sembolik olarak yeni hayata merhaba demeyi büyük coşkuyla kutlandığını gösterir. Müjde olarak 40 gün boyunca Mesih’in dirilişinin duyurulmasıyla son bulur.

Meryem Ana’nın Göğe Yükseliş Yortusu (Surp Asvadzin)

Vakıflı Köyü’nde her yıl 15 Ağustos’a en yakın Pazar gününde Meryem Ana’nın göğe yükselişi Surp Asdvadzadzin (Kutsal Bakire; Hz. Meryem Ana) Yortusu kutlanır. Ermenilerin inançlarına göre Hisus’un öğrencileri Kutsal Meryem Ana’nın ölümden kısa bir süre sonra Meryem Ana’nın mezarı ziyaretinde naşının mezarda olmadığı ve göklere yükseldiğine şahit olurlar. Eş zamanlı olarak Surp Badarak’tan (Ayin) hemen sonra üzümler kutsanır. Meryem Ana’nın rahminin ilk meyvesinin insanlık için kurban edişiyle eş tutuluyor ve bollaşıp bereketlenene kadar üzüm yenmiyor.

Bu yortuda üzümlerin (hasadın ilk meyvelerinin) kutsanmasının dini bir gelenek haline dönüşmesinin tarihçesi Eski Ahit zamanına kadar uzanır. İncil’in Kutsal Ruh’un esiniyle yazıldığı dönemlerde, halkın büyük bir bölümü çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşır. Zengin ürün çeşitlerinin arasında üzümün çok özel bir yeri vardı ve “ilk meyve” olarak değerlendirilir, hasadın ilk ürünü sayılırdı. Tüm hasadı bereketleyen Tanrı’ya “ilk meyvelerin” sunulması, O’na olan sonsuz inancın ifadesiydi. Genellikle yazın kutlanan hasat zamanı, Bu, tarlalarda dans edilen, mutluluk ve neşenin hâkim olduğu, üzüm bağlarında şarkıların söylendiği bir dönemdi (İşaya 16:10).

Bu “ilk meyvelerin” Tanrı’ya sunulması nedeniyle tapınak rahipleri tarafından özel şükran törenleri düzenlenirdi. Bu gelenek Rab İsa’nın döneminde de sürdürüldü. İlk Meyve İsa’nın Rab ve Mesih olarak gelişi ile üzüm adaklarına yeni bir sembolizm yüklendi. İsa Mesih, annesi Kutsal Bakire Meryem Ana’nın ilk doğanı, diğer bir deyişle ilk meyvesi idi, ve bu nedenle, tapınakta Tanrı’ya sunulmuştu. Aynı duygu ve düşüncelerle bugüne kadar kutlanmakta olan bu bayramın Vakıflı köyündeki özel kutlanması ise KİLİSENİN İSMİNİN Surp Asdvadzadzin (Kutsal Bakire Hz. Meryem Ana ) olması Ve köy halkının eski adet ve geleneklerine tam bir inançla sarılmaları daha başka bir hava ve coşku yükler..